|
ASOS HALI YIKAMA NIN SİZLERİÇİN HAZIR LADIĞI
Leke Temizleme Yöntemleri
FAYDALI BİLGİLER
Leke Çıkarmada Genel Kurallar
1- Leke meydana gelir gelmez hemen müdahale ediniz. Aksi taktirde lekeyi çıkartmak zor olacağı gibi bazı durumlarda mümkün olmayacaktır.
2- Leke çıkartmanın ana prensibi olabildiğince kirleticiyi ilave malzemelere ihtiyaç duymadan halıdan uzaklaştırmak olmalıdır. Dolayısıyla herhangi bir kimyasal madde uygulamasına başlamadan önce olabildiğince leke halıdan emilmelidir.
3- Temizlik esnasında asla lekenin üzerine bastırarak ovmayınız. Bu lekenin halının içine daha fazla işlemesine neden olacaktır.
4- Halı üç boyutlu bir ürün olduğu için, ilk temizleme anında halı yüzeyi temizlenmiş görünmesine rağmen halı kuruduğunda leke yeniden görünür hale gelecektir. Çünkü öncelikle çözünmüş leke kuru olan hav dibine doğru gidecek, kurumaya başladığında ise halı, dipten hav kısmına doğru kuruduğu için leke yeniden yüzeyde belirecektir. Dolayısıyla leke çıkartma işlemi bir veya birkaç kere tekrarlanmalıdır.
5- Leke çıkartma işleminde eğer halı şampuan kullanılıyorsa mutlaka sadece şampuanın köpüğü kullanılmalıdır. Asla şampuan sıvısı veya su kullanılmamalıdır. Çünkü bu maddelerde kirletici görevi yapacaktır.
6- Leke silinirken lekeyi dış çevresinden merkezine doğru temizleyiniz. Leke çıkartma işleminin başarısı için dağılmadan temizlenmesi çok önemlidir.
7- Leke çıkartmak için asla çamaşır suyu ve tuz ruhu gibi kimyasallar kullanmayınız. Bu kimyasallar halının hem havına hem de dokusuna zarar vererek halının çürümesine ve renklerinin solmasına neden olacaktır.
8- Eğer leke çıkartmak için tavsiye edilen malzemelerden farklı bir kimyasal kullanılacaksa Leke çıkarmada kullanacağınız kimyasal maddeyi öncelikle halının nispeten görünmeyen bir bölgesinde deneyerek halının rengine ve dokusuna zarar vermediğinden emin olun.
Halı Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar;
Nasıl bir halı tercih etmeniz, halıyı ne amaçla kullanmak istediğinize göre değişir. Eğer bir arka plan olarak veya evinizin dekoruna etki oluşturması için bir halı istiyorsanız, krem rengi, bej ve toprak renklerde halıları tercih edebilirsiniz.
Ama tam tersi, dikkat çeken ve evinizin merkez noktasını oluşturan tarzda bir halı istiyorsanız, bordo, siyah, kırmızı ve bunun gibi çarpıcı renkleri kullanmaktan kaçınmayın. Halı, bir evin genel görünümünde oldukça önemli bir etkiye sahiptir, bu yüzden almaya karar vermeden önce nasıl bir ev istediğinize karar vermelisiniz.
Halının kalitesi nasıl anlaşılır? Kullanılacak zemine uygun kalitede halı almak çok önemlidir ve bunu seçerken halının performansını anlayabilmek adına ürün tanıtım broşüründeki bilgilerden yararlanmak işin püf noktasıdır. Bu broşürlerde verilen değerlere ve halının serileceği zeminin kullanım yoğunluğuna göre uygun halıya karar vermek mümkündür. Broşürlerde genellikle ürünün yoğun kullanıma dayanıklılığı 5 üzerinden değerlendirilir. Yoğun kullanıma dayanıklı yerlerde 5-4 arası değerlerdeki halılar, kullanımın daha az olduğu yerlerde ise 3-2 arası değerlerdeki halılar tercih edilmelidir. Halının yumuşaklık durumu, aşınmaya direnci, kırışma yoğunluğu ve keçesi gibi faktörler, halının kalitesini belirleyen kriterlerdir.
Dayanıklılık Dayanıklılık halının görünümü için çok önemlidir. Eski görünmeye başlaması ve yenisiyle ikame edilmesinden önce ne kadar hoyratça ya da düzgün kullanıldığı önemlidir. Leke tutacak mı, kirlenmeye karşı dirençli mi ya da küflenmeyen yapıda mı? Renkleri soluyor mu? Veya halı yanmaz yapıda mı? Yeni bir halı satın alırken satış görevlisine halıya ilişkin tüm bu soruları mutlaka sorun. Düşünülmesi gereken diğer nokta ise seçtiğiniz halının ne kadar süre ilk günkü şeklini koruyacak olmasıdır. Birkaç yıl içerisinde renklerin solduğunu göz önünde bulundurursanız, özellikle duvardan duvara halınızın rengiyle yeni döşenecek halınızın renklerini birbirine uydurmanız bu açıdan da zor olacaktır.
Renk ve Desenler hakkında bilmeniz gerekenler
Halının rengi ve deseni mekanın havasını doğrudan etkileyen faktörlerdir. Açık renk bir halı, alanın daha geniş ve ferah görünmesini sağlarken, ışığı yansıtma özelliği mekanı daha aydınlık yapar. Koyu renkler ise daha sıcak bir atmosfer yaratılmasına yardımcı olabilir. Orta renk tonlarındaki halılar daha kolay temizlenme imkanı sunar. Düzensiz ve çok renkli desenler, kir ve lekelerin görünürlüğünü azaltır. Büyük desenli halılar, mekanı daha dar, küçük desenli halılar ise daha geniş gösterir.
ALTIN TEMİZLİĞİ Bir litre suya 15 gr. sabun rendesi ve 100 gr. amonyak ilave edin. Temizlemek istediğiniz altın eşyalarınızı bu karışımın içinde yarım saat kadar bırakın. Sonra, soğuk suyla durulayın ve bir deri parçasıyla temizleyin. AMPULLERİN TEMİZLİĞİ Alkol en iyi temizleyicidir. Ancak ampulün yüzeyi pütürlüyse kesilmiş bir soğan parçasıyla silip nemli bir bezle temizleyin. Ampulün temizliği bittikten sonra ışığı yakmadan, üzerine bir iki damla parfüm sıkın. Odanız cok güzel kokacaktır. AYAKKABIDAKİ LEKELER Su lekesi - Boyamadan önce vazelin sürün. Küf lekesi - Gliserin sürülmüş bir bezle temizleyin. Spor ayakkabıların temizliği - Ayakkabıyı, benzine batırılmış eski bir diş fırçasıyla ovalayın. Açık renk ayakkabılardaki lekeler - Benzine batırılmış bir bezle silin. Koyu renk ayakkabılardaki lekeler - Alkole batırılmış bir bezle temizleyin. Vernikli ayakkabılar - Süt ve limon suyu döktüğünüz bir bezle temizleyin. Süet ayakkabılarınızın tüylerini kabartmak - Ayakkabıyı su buharına tutun, ayakkabı iyice kuruyunca tel fırçayla fırçalayın. Rugan ayakkabılardaki çatlamaları önlemek - Zeytinyağı veya vazelin sürün. Sıcaklık rugan ayakkabıların çatlamalarına sebep olduğu için serin yerde saklanmaları gerekir. Kahverengi ayakkabıları siyaha boyamak isterseniz önce çiğ patatesle ovalayın sonra siyah cila sürün. AYNA TEMİZLİĞİ Gazete kağıdını top haline getirerek, 2 ölçü su ve 1.5 ölçü sirke karışımına batırıp aynanızı bununla silin, arkasından kuru bir bezle kurulayın. Yarıya bölünmüş çiğ patatesle aynanızı silin, sonra içine az miktarda alkol katılmış suyla durulayın. Ayrıca aynanızı temizlediğiniz son suya alkol katarsanız sineklerin konmasını engellersiniz. BLUCİNLERİN RENGİ Renginin açılmasını istemiyorsanız, yeniyken içine bol miktarda tuz atılmış soğuk suda 12 saat kadar bırakın. Sabit bir renk kazandığını göreceksiniz. BOYA LEKESİ Kumaş üzerindeki boya lekeleri için: Leke tazeyse, en etkili temizleyici madde terebentindir. Leke kurumuşsa, sabunlu suyla yıkayın ve birkaç saat bu suda bırakın. Boya iyice yumuşayınca bir bıçakla kazıyın, sonra terebentinle silin. ÇAMUR LEKESİ Leke olan elbiseyi hemen fırçalamayın. Çamur lekesi kuruyunca hafif bir fırçalamayla çıkar. Eğer inatçı bir lekeyse, eşit miktardaki su ve sirke karışımıyla silebilirsiniz. ÇAY LEKESİ Beyaz kumaştaki lekeyi limon suyuyla silin ve soğuk suyla durulayın. Renkli kumaştaki taze lekeyi yumurta sarısını suyla karıştırarak ovalayın. Eski bir leke ise gliserinli suyla silmek iyi olacaktır. Halı üzerindeki çay lekesini, eşit ölçekteki alkol ve sirke karışımı ile silin. ÇİKLET YAPIŞIRSA Çikletin yapıştığı yerin iç tarafına naylona sarılmış bir miktar buz koyun. Buzun etkisiyle çiklet donduktan sonra bir fırçayla donan çikleti fırçalarsanız yapıştığı yerden çıkacaktır. ÇİKOLATA LEKESİ Kumaştaki çikolata lekesi için; en iyi yol gliserinle ovup yağ emici iki kağıt arasında bir süre bırakarak yağının iyice emilmesini sağlamaktır. Eğer bu işlem yeterli olmazsa ve lekeli kumaş rengi atmayan bir tür kumaş ise lekeli kısmı suyla karıştırdığınız 90 derecelik alkolle silin. Halıdaki çikolata lekesini; sabunlu suyla lekenin dış kısmından başlayarak içe doğru silin. Üzerine talk pudrası döküp bir süre bekleyin. Halıyı silkeledikten sonra eşit miktarda su ve alkol karışımıyla tekrar silin. ÇİMEN LEKESİ Çamaşır suyuna dayanıklı kumaşlarda, lekeyi nemlendirdikten sonra üzerine deterjan dökerek ovalayın, çamaşır suyu eklenmiş sıcak su ile yıkayın. İnatçı lekeleri alkolle sildikten sonra lekeli bölgeyi iyice durulayın. Çamaşır suyu kullanımına uygun olmayan kumaşlarda, aynı işlemleri çamaşır suyu kullanmadan yapın. (Kumaşın asetat içermesi halinde, bir birim alkole iki birim su ekleyin.) FONDÖTEN LEKESİ Elbisenizdeki fondöten lekesini, etere batırılmış bir bezle sildikten sonra sabunlu suyla yıkayın; leke yok olacaktır. KAN LEKESİ Sıcak su kullanmayın; çünkü sıcak su, lekenin daha fazla işlemesine neden olur. Beyaz kumaşta: Lekeyi oksijenli suyla ıslatın. Sonra sabunlu ılık suda yıkayın. Renkli kumaşta: Nişastayı suyla karıştırarak bir hamur yapın. Bunu lekeli yere sürerek kurumasını bekleyin. Sonra fırçalayarak temizleyin. Bir başka yöntem de aspirin tabletini azıcık suyla eritip lekeli yeri bununla örtmektir, iyice kuruyunca fırçalayarak temizlenir. Halıda: Lekeli yeri beyaz sirkeyle ovun. KAHVE LEKESİ Leke tazeyse üzerine biraz tuz dökün. Beyaz pamuklu kumaştaki lekeyi oksijenli su ile silin, yeterli olmazsa çamaşır suyu kullanmanız gerekir. Renkli kumaştaki lekeli kısma biraz gliserin sürün ve ılık suyla durulayın. Halıdaki lekeli yeri, eşit miktarlardaki alkol ve beyaz sirke karışımıyla silin. MEYVE LEKELERİ Beyaz kumaşta: Lekeyi amonyaklı suyla yıkayın. Çıkmazsa, çamaşır suyu ilave ettiğiniz sabunlu suya batırıp lekeli kısmı ovun. Renkli kumaşta: Lekeyi 90 derecelik alkol ya da amonyak ilave edilmiş oksijenli su ile yıkayın ya da ekşimiş sütü lekenin üzerinde 2-3 saat bırakın. Sentetik kumaşta: Lekeyi limon suyu, beyaz sirke, hafif amonyaklı su karışımı ile çıkarabilirsiniz. Yünlü ve ipekli kumaşta: Lekeli kısmın altına su emen bir kumaş parçası yerleştirin ve lekeyi beyaz sirkeyle silin. MUM LEKELERİ Cilalı ahşapta: Bir karton parçasıyla kazıyarak mümkün olduğu kadarını çıkarın. Sonra sıcak suyla ovun. Eşit oranlardaki terebentin ve ketenyağı karışımına batırdığınız bezle lekeyi ıslatın. Kuruduktan sonra parlatın. Vernikli mobilyada: Kartonla kazıdıktan sonra petrole batırdığınız bir bezle silin. Örtüde: Mumun koparabildiğiniz kısmını aldıktan sonra örtüyü yıkayın. Kuruduktan sonra ütülerken mum lekesinin bulunduğu yeri iki kurutma kağıdı arasına koyun. MÜREKKEP LEKESİ Deri eşyada: Biraz limon suyuyla lekeyi fırçalayın. Kumaş üzerindeki lekeler Dayanıklı kumaşta: Biraz limon suyu ve ılık sütle silin. Durulanınca leke yok olacaktır. Nazik kumaşta: Leke kuruyunca, üzerine talk pudrası dökün. Leke kaybolana kadar fırçalayın. Beyaz çamaşırda: lekenin üzerine sulandırılmış hardal dökün. Yarım saat kadar bekleyip, süngerle lekeli yeri yıkayın. Mobilya üzerindeki lekeler: Eğer leke tazeyse; sıcak suya çiğ süt (kaynatılmamış süt) veya limon suyu ilave ederek, lekeyi bu karışım ile silin. Leke eskiyse; lekeyi zımpara kağıdı ile kazıyın, daireler çizerek mantar tıpayla parlatın. Cilt üzerinde: Parmaklarınızdaki mürekkep lekelerini domates suyuyla ovarak çıkarabilirsiniz. Kırmızı mürekkep lekesinin üzerine hardal sürüp birkaç saat öylece bırakın. PAS LEKESİ Sentetik olmayan kumaşlarda : Lekeyi tuzlu limon suyuyla ovduktan sonra içerisine biraz amonyak katılmış suyla silin ve durulayın. Sentetik kumaşlarda : Lekeli kısmı biraz limonla ovun. RUJ LEKESİ Kumaştaki ruj lekesini: Etere batırılmış bir pamukla silin ve bu işlemi birkaç kez tekrarlayın. Ancak bu işlemi yaparken ateşten uzakta durmaya dikkat edin çünkü eter çok yanıcı bir maddedir. Lekenin üzerine sabun sürün, bir saat öyle beklettikten sonra yıkayın. Üzerine pamukla oksijenli su damlatıp suyla durulayın. SALÇA VE KETÇAP LEKESİ Sıcak su ile gliserini eşit miktarlarda karıştırın. Kumaşı bir saat boyunca bu karışımda beklettikten sonra her zaman kullandığınız deterjan ile yıkayın. ŞARAP LEKESİ Beyaz kumaşta: Kumaşı bir süre kaynamakta olan süte batırın sonra yıkayın. Örtünün üzerine şarap dökülür dökülmez tuz serpin. İlk yıkamada çıkacaktır. Eğer çıkmazsa, yıkama suyuna biraz çamaşır suyu katın. Renkli kumaşta: Lekeli kısmı amonyaklı soğuk suya batırın. Beyaz pamuklu örtüde: Şarap dökülür dökülmez lekeli kısmı beyaz şarapla ıslatın. TERLEME LEKESİ Beyaz kumaşta : Asitoksalitle silin, durulayın, sonra oksijenli su ile silin. Nazik kumaşta: Hafif amonyaklı veya limonlu su ile silin. Yünlü kumaşta: Kumaşı birkaç saat sirkeli soğuk suda beklettikten sonra lekeyi temizleyebilirsiniz. YAĞ LEKESİ Sıçrayan yağlar için en etkili temizleyici ispirtodur. Zeytinyağı lekesini kumaştan çıkartmak için bir parça ekmek içini yuvarlayıp lekenin üstünde gezdirin. YUMURTA LEKESİ Yumurta lekelerini çıkartmak için soğuk su kullanmalısınız. Genellikle sabunlu su yeterli olsa da beyaz kumaşlarınız için biraz çamaşır suyu ilave edebilirsiniz. Kesik limonla lekeli yerleri ovun. Suda haşlayarak ezdiğiniz bir parça patatesle ovun. İçinde çakıl bulunmayan nemli toprakla silin. Makale
İşte leke çözücü listemiz.
Bunları not almanızda fayda var. Hangi lekeyle başınız dertteyse çözümünü de bu sayfada bulacaksınız.
Alkollü İçkiler
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Yıkanabilecek kumaşları Ilık su ile duruladıktan sonra Omomatik ile, kumaş için en uygun sıcaklıkta makinede yıkayın.
Leke tam olarak uzaklaştırılamamışsa, kurutucu veya ütü ile kurutmayın. Leke sabitlenir.
Asfalt, Zift, Katran
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Kumaşı bir plastik torba içinde buzdolabına veya buzluk için yerleştirin. Lekenin soğukta katılaşmasını sağlayın.
Bir bıçağın keskin olmayan tarafı ile yapıştırıcı maddeyi sıyırarak alın.
Temiz bir fırça ile leke çıkarıcı maddeyi kumaş üzerinden uzaklaştırın.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Ayakkabı Boyası
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Bira Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Leke tazeyken Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Beklemiş lekelerde ise 1 ölçek beyaz sirke (elma sirkesi), 5 ölçek su karışımında bekletiniz.
Cila Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Lekeyi alkol ile siliniz.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Çamur
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Yıkanmadan önce fırçalanmalıdır.
Omomatik ile kumaşa uygun programda makinede yıkayın.
Çay
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaşa uygun programda makinede yıkayın.
Çikolata
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaşa uygun programda makinede yıkayın.
Çilek Lekesi
Çilek meyve lekesi grubunda incelenir. Meyve lekelerine de genellikle lekeyi suda akıttıktan sonra kumaşın elverdiği en yüksek sıcaklıkta yıkama öneriyoruz.
Çim
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaşa uygun programda makinede yıkayın.
Deri kıyafet Üzerindeki Lekeler
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Kurutemizleme önerilir.
Domates
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaşa uygun programda makinede yıkayın.
Dondurma
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Ilık suda sabun ile çitileyiniz.
Omomatik ile kumaşa uygun programda makinede yıkayın.
Duman, İs
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Kumaşı üzerindeki isi uzaklaştırmak için ev dışında iyici silkeleyin.
Omomatik ile kumaşa uygun programda makinede yıkayın.
Uygun ağartıcı ile yıkayın.
Yeniden iyi bir deterjan ile makinede yıkayın.
Elma
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Lekeyi soğuk suda akıtın.
Omomatik veya bebek kıyafetleri için OMO Baby ile kumaşa uygun programda makinede yıkayın.
Elma inatçı bir lekedir, lekenin kalıcı olamsının sebebi havadaki oksijen ile reaksiyona girmesidir.
Etsuyu Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaşa uygun programda makinede yıkayın.
Kurumuş lekelerse Omomatik ile suya bastırılabilir.
Fondoten- Losyon lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaşa uygun programda makinede yıkayın.
Hardal Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaşa uygun programda makinede yıkayın.
Havuç Suyu
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik veya bebek çamaşırlar için OMO Baby ile kumaşa uygun programda makinede yıkayın.
İdrar
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Leke taze iken, soğuk suya bastırıp çalkalayarak yıkayın. Asla sıcak su kullanmayın.
Omomatik ile ılık suda makinede yıkayın.
İs Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta Omomatik ile makinede yıkayın.
İyot Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Soğuk akar su ile lekeyi iyici yıkayın.
Kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta Omomatik ile makinede yıkayın.
Kahve Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta Omomatik ile makinede yıkayın.
Kan
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Soğuk akar su ile lekeyi iyici yıkayın.
Omomatik ile kumaşa uygun sıcaklıkta yıkayın.
Kayısı Suyu Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik veya bebek çamaşırlar için OMO Baby ile kumaşa uygun sıcaklıkta makinede yıkayın.
Ketçap Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaşa uygun sıcaklıkta makinede yıkayın.
Kusma Lekeleri
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik veya bebek çamaşırlar için OMO Baby ile kumaşa uygun sıcaklıkta makinede yıkayın.
Küf Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Küflü bölgeyi temiz bir fırça ile firçalayın, sonra silkeleyin.
Ardından kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta Omomatik ile makinede yıkayın.
Güneşte kurutun.
Makyaj Malzemeleri
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile makinede kumaşa uygun koşullarda yıkayın.
Maskara Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile makinede kumaşa uygun en yukek sıcaklıkta yıkayın.
Mayonez Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile makinede kumaşa uygun en yüksek sıcaklıkta yıkayın.
Meyve ve Meyve suları (Vişne ve Siyah Üzüm Dışında)
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Yıkanabilecek kumaşları, Omomatik, bebek çamaşırlarınızı OMO Baby ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Mum
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Lekenin fazlasını bir bıçağın keskin olmayan tarafı ile sıyırarak alın.
Kumaşın altına ve üstüne temiz kağıt havlu parçaları koyarak sıcak ütü ile ütüleyin. Aralıklarla kağıt havluları, temizleri ile değiştirin. Mum lekesi izi kayboluncaya kadar işlemi tekrarlayın.
Leke çıkmadı ise, tiner, aseton veya daksil çözücüsü ile, kumaşın tersinden tamponlayıp, alttan kağıt havlu ile yıkama artıklarını emdirin. Ardından kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta Omomatik ile makinede yıkayın.
Mürekkep Lekesi (sabit)
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile, kumaşa uygun koşullarda makinede yıkayın.
Naftalin Lekesi
Kuru Temizleme önerilir.
Oje
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Kumaşın, altına bir kağıt havlu veya temiz beyaz bir bez koyarak, aseton veya oje çıkarıcısı ile silin. Alttaki havlu veya bezi, leke kayboluncaya kadar devamlı olarak değiştirin.
Kurutun, sonra su ile iyice çalkalayın (asetat, triasetat ve modakrilik materyal hariç).
Omomatik ile, kumaşa uygun koşullarda makinede yıkayın.
Pancar Turşusu Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Taze Lekeyi soğuk suyun altında akıtın.
Omomatik ile, kumaş için en uygun sıcaklıkta makinede yıkayın.
Parfüm Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile, kumaş için en uygun sıcaklıkta makinede yıkayın.
Pas Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Lekeyi tuz katılmış limon suyu ile bekletin, bu işlemi tekrarlayın.
Omomatik ile kumaş için en uygun sıcaklıkta makinede yıkayın.
Pastel Boya Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaş için en uygun sıcaklıkta makinede yıkayın.
Portakal Suyu Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile bebek çamaşırlarınızı OMO Baby ile kumaş için uygun olan sıcaklıkta makinede yıkayın.
Reçel Lekeleri
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile bebek çamaşırlarınızı OMO Baby ile kumaş için uygun olan sıcaklıkta makinede yıkayın.
Ruj Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Makinede Omomatik ile kumaşa uygun koşullarda yıkayın.
Sandık Lekesi, sararma
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaşa uygun koşullarda yıkayın.
Sakız Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Kumaşı bir plastik torba içinde buzdolabına veya buzluk için yerleştirin. Lekenin soğukta katılaşmasını sağlayın.
Bir bıçağın keskin olmayan tarafı ile yapıştırıcı maddeyi sıyırarak alın.
Temiz bir fırça ile leke çıkarıcı maddeyi kumaş üzerinden uzaklaştırın.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Salça ve Sos Lekeleri
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Şarap Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Sulu Boya
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Çok hızla temiz bir kağıda lekeyi emdirin. Asla ovalayıp, çitilemeyin.
Akar soğuk suda yıkayın.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Sütlü Mama Lekeleri
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
OMO Baby ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Şalgam Suyu Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Şeftali Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile bebeğinizin kıyafetlerini OMO Baby ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Şurup Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile bebeğinizin kıyafetlerini OMO Baby ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Tekstil Boyaları
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Yıkama sırasında renkli materyallerin, diğer ürünleri boyaması ile oluşan lekeler, kumaş için uygun sıcaklıkta Omomatik ile suda bekleterek daha sonra makinede yıkayın.
Ter Lekeleri
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Tükenmez Kalem Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Lekeli kısmı, leke çıkarma kurallarına uygun şekilde alkol ile ıslatınız, alkolü yalnız lekeli kısım üzerine uygulayınız.
Kumaşın, altına bir kağıt havlu veya temiz beyaz bir bez koyarak, alkollü bez ile ıslatmaya devam ediniz. Alttaki havlu veya bezi, leke kayboluncaya kadar devamlı olarak değiştiriniz. Sonra su ile iyice çalkalayınız.
Kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta Omomatik ile makinede yıkayınız.
Alkol yerine, daksil incelticisi kullanabilirsiniz.
Vişne Suyu Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile bebeğinizin kıyafetlerini OMO Baby ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Vitamin Lekeleri
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile bebeğinizin kıyafetlerini OMO Baby ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Yağ Lekeleri (Yemek Yağı, Tereyağ, Katı Yağlar, Margarin, Mayonez vb.)
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Ağır yağ lekelerinde, kumaşın altına bir kağıt havlu veya temiz beyaz bir bez koyarak, alkolle veya daksil çözücüsü ile ıslatılmış bez ile tamponlayın. Alttaki havlu veya bezi, leke kayboluncaya kadar devamlı olarak değiştirin. Sonra su ile iyice çalkalayın.
Havada kurutun, su ile çalkalayın.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Yağ (Motor, Bisiklet)
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Ağır yağ lekelerinde, kumaşın altına bir kağıt havlu veya temiz beyaz bir bez koyarak, alkolle veya daksil çözücüsü ile ıslatılmış bez ile tamponlayın. Alttaki havlu veya bezi, leke kayboluncaya kadar devamlı olarak değiştirin. Sonra su ile iyice çalkalayınız.
Havada kurutun, su ile çalkalayın.
Omomatik ile kumaş için uygun olan en yüksek sıcaklıkta makinede yıkayın.
Yağlı Boya
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Hızlı bir şekilde bir kağıt havlu parçasına lekeyi emdirin, asla ovalamayın.
Boya için kullanılan tiner, alkol veya aseton ile kumaşın arka yüzünden olmak üzere lekeyi alttaki kağıt havlu veya bez parçasına bastırarak almaya çalışın, kurutun. (Kullanılacak çözücülerin kumaş rengine etki etmediğini kontrol edin).
Makinede Omomatik ile kumaşa uygun koşullarda yıkayın.
Kurumuş lekeler için kuru temizleme yapılmalıdır.
Yaka ve Kollardaki Kir Lekeleri
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile makinede kumaşa uygun sıcaklıkta makinede yıkayın.
Yanık Lekesi
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Yanık lekesi, kumaşın geri dönülmez bir şekilde zarar gördüğü anlamına gelir.
Hafifçe fırçalayarak, kararan kısmı kumaş üzerinden uzaklaştırmaya çalışın.
Kumaş yıkanabilir ise, makinede uygun program ve Omomatik ile yıkayın.
Yapıştırıcı (Zamk, Selloteyp vb.)
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Kumaşı bir plastik torba içinde buzdolabına veya buzluk için yerleştirin. Lekenin soğukta katılaşmasını sağlayın.
Bir bıçağın keskin olmayan tarafı ile yapıştırıcı maddeyi sıyırarak alın.
Hemen Omomatik ile makinede yıkayın.
Zor çıkan lekeler için kuru temizleme önerilir.
Yumurta Lekeleri
Giysilerdeki lekeleri çıkarmadan önce mutlaka etiketini okuyun.
Omomatik ile makinede kumaşa uygun sıcaklıkta makinede yıkayın.
ELYAF ÇEŞİTLERİ Polypropylen: Günümüz halı pazarındaki halılar içinde lekeye en dayanıklı halı elyafı olefindir. Bu elyafların rengi, lifin üretim aşamasında verilir, elyaf sonradan boyanmaz. Buna ?solüsyon boyama? denir. Hem iç, hem dış mekanlarda bu elyaftan üretilen halılar tercih edilir, çünkü bu elyaf neme, küfe, lekeye ve statik elektriğe dayanıklıdır. Fakat bu elyaflar naylona göre daha çabuk yatar. Polypropylen Berber bukle halılarda kullanılır. Naylon: Bu elyaf, olefinden daha güçlüdür, ama lekelere olan dayanıklılığı daha azdır. Dayanıklılığı yüksek olduğu için naylon en popüler elyaftır. Polyester: Naylon ve polypropylende kullanılan hammaddeye benzer bir plastikten polyester üretilir. PET polyester, geri-dönüşüm kutularına atılmış plastikten üretilir. Polypropylen elyafındaki yatma problemine polyesterde de rastlanır. Polyester her zaman solüsyon boyama yöntemiyle boyanmaz ve olefin elyafı kadar da lekeye dayanıklı değildir. Polyester elyafının fiyatı naylondan daha ucuzdur. Yün: Bu elyaf diğerleri arasında en pahalı olanıdır ve bu yüzden sadece lüks halılarda ve parça halılarda kullanılır. Yün elyaf, yoğun halılarda kullanıldığı ve yumuşaklık hissi yarattığı için beğeni kazanmıştır. Yün elyaflı halı alırken, halının yoğun olduğundan emin olun. Pamuk: Pamuk elyafı yumuşaktır, ama yatmaya ve lekelere dayanıklı değildir. Pamuk elyaf nemi emdiği için zor temizlenir. Akrilik: Bu elyaf, yünün yumuşaklığını daha ucuza sağlar. Neme ve küfe dayanıklıdır. Aşınmadığı için banyo paspasları için uygun bir elyaftır. HAV AĞIRLIĞI Hav ağırlığı, m2?ye düşen elyafın ağırlığı ile ölçülür. Elyafın sıklığı direkt olarak halının kalıcılığını ve performansını etkiler. Hav ağırlığı fazla olan halı daha dayanıklıdır ve daha pahalıdır. Hav ağırlığını üründe olduğundan fazla söyleyen satıcılara dikkat etmek gerekir.
Halı elyaflarının ilmek sıklığı, halının yoğunluğunu belirler. Halıda ne kadar çok iplik kullanılırsa halının yoğunluğu ve yüz ağırlığı o kadar artar. Yoğunluğu fazla halılar aşınmaya ve düzleşmeye daha dayanıklıdır. Halının yoğunluğunun fazla olması, görünüşünün de daha iyi olmasını sağlar, ayrıca daha rahat yürünen bir zemin oluşturur. HALI ALTLIĞI Halı altlığı, halının alt bölümünde vatka görevi görür. Halı altlığının kullanımı, halının yalıtım özelliklerini arttırır, halının yürümeden aşınmasını azaltır, güzel görünümünün korunmasını uzatır ve rahatlık sağlar. Halı altlığının farklı kalınlıkları vardır. Halı altlığı hem iş yerlerinde hem de evlerde kullanılır. Halı keçesi, üretan, Hint keneviri, sentetik elyaf ve kauçuktan yapılır. BÜKÜM Halının bir metre uzunlukta birimindeki elyafların ipliklerin birbirine bükülebilme sayısı hesaplanır. Bu sayının çok oluşu halının da kaliteli olduğunu gösterir. Yüksek büküm sayısına sahip halılar düzleşmeye ve ezilmeye dayanıklıdırlar. İpliklerin sabitlenme işlemi ipliklerin birbirlerinden ayrılmamasını garantiye alır ve halıya dayanıklılık katar. Sıkı ve çok sayıda yapılan bükümler halının ezilme ve düzleşmeye karşı dayanıklılığını arttırır. YOĞUNLUK Halı elyaflarının ilmek sıklığı, halının yoğunluğunu belirler. Halıda ne kadar çok iplik kullanılırsa halının yoğunluğu ve yüz ağırlığı o kadar artar. Yoğunluğu fazla halılar aşınmaya ve düzleşmeye daha dayanıklıdır. Halının yoğunluğunun fazla olması, görünüşünün de daha iyi olmasını sağlar, ayrıca daha rahat yürünen bir zemin oluşturur. HALI ALTLIĞI Halı altlığı, halının alt bölümünde vatka görevi görür. Halı altlığının kullanımı, halının yalıtım özelliklerini arttırır, halının yürümeden aşınmasını azaltır, güzel görünümünün korunmasını uzatır ve rahatlık sağlar. Halı altlığının farklı kalınlıkları vardır. Halı altlığı hem iş yerlerinde hem de evlerde kullanılır. Halı keçesi, üretan, Hint keneviri, sentetik elyaf ve kauçuktan yapılır.
LEKE ÇIKARMA YÖNTEMLERİ
HANGİ LEKEYİ NASIL ÇIKARABİLİRSİNİZ?
Renk seçimi, odalarda dört farklı etki yaratmak için yapılır. Bu etkiler ferahlık, sıcaklık, soğukluk veya ılıklıktır. Ayrıca halıda seçilen renk, zemini ne kadar vurgulamak istediğinizle de alakalıdır. Evinizin zeminini dekorasyon içinde ön plana çıkarmak istiyorsanız; halınızı nötr renkli ve desensiz seçebilirsiniz. Gri renklerin seçimi de zemini arka planda bırakmaya yeter. Bu sayede evinizin mobilyalarını ön plana almış olursunuz. Eğer mobilyalarınızın yeterince göz alıcı olmadığını ve dikkati zemine çekmek gerektiğini düşünüyorsanız; halınız açık renkli ve desenli olmalıdır. SICAK, ILIK VEYA SOĞUK RENKLERİN TERCİHİ Odalarda istenen ortamın sağlanmasında kuşkusuz renklerin etkisi büyüktür. Kuzey ve doğu kültürlerinde ılık renklerin kullanımı yaygındır. Güney ve batıda ise soğuk renklerin tercihi göze çarpar. Odayı daha ılık yapmak için sarı, portakal rengi veya mavimsi kırmızı gibi renkler seçilmelidir. Odayı daha soğuk yapmak için ise mavi veya sarımsı yeşil gibi renkler tercih edilebilir. Bir odanın diğer odadan bakılınca görünmesi, iki seçenek sunar. Bu odalar ya ortak renkler kullanılarak bağlanacaktır, ya da farklı renklerle dekore edilerek birbirinden ayrılacaklardır. İki odanın zeminlerindeki halıların farklı olması odaların ayrılmasında işe yarar. Bir ev hayvanınız varsa ve sürekli tüy döküyorsa onun bulunacağı odanın halısı, hayvanın tüyleriyle aynı renk seçilmelidir, böylece halıyı sürekli süpürme zorunluluğu ortadan kalkar. Odadaki mobilyalar da halının renginin seçiminde önemlidir. Ahşap tonları bazı renklerle asla uyum sağlamaz, ama uyum sağladığı renkler de vardır. Bundan dolayı halı almaya giderken halıların renklerini mutlaka mobilyanızın rengiyle mukayese edin. AÇIK, ORTA VE KOYU TONLARIN TERCİHİ Açık renkler ferahlatıcı etki verirler. Koyu renklerin etkisi ise rahatlatıcı ve sıcaktır. Orta ton gölgeler algımızda farklılık yaratmazlar. Açık renklerin ışığı yansıtma özelliği odaları daha aydınlık yaparken koyu renklerin ışığı emme özelliği odaya daha karanlık bir görünüm verecektir. Orta tonların özelliklerinden en önemlisi bu renk halıların kolay temizlenmesidir. Beyaz renkler kiri hemen gösterirken koyu halılarda tüylenme sonucu oluşan tiftikler daha net görünür. Büyük bir halı evde her zaman daha koyu görünür... Zemin büyük bir alandır. Tüm zemini kaplayan halı, rengi yoğunlaştırır. Bu nedenle aynı halının küçük örneği ile büyük hali arasında koyuluk farkı mutlaka olur. Halı örneklerinden istediğiniz renk tonun bir açığını seçmeniz amaçladığınız tona ulaşmanızı sağlayacaktır. DONUK, YUMUŞATILMIŞ VE PARLAK RENKLERİN TERCİHİ Parlak renklerli halılar odaya bir hareketlilik katar ve sakin bir oda ortam sağlanmak isteniyorsa uygun değildir. Biraz gri katılarak yumuşatılmış renkler sakin, içinde uzun vakit geçirilecek ortamlarda tercih edilebilir. Eğer oda çok sık kullanılıyor ve halı aşındırılıyorsa nötr, donuk veya yumuşak renklerin tercihi gerekir, çünkü bu renkler kiri kamufle ederler. HALILARIN YARATTIKLARI DEĞİŞİK ODA ORTAMLARI Sakin ve huzurlu oda Renkler: Huzurlu bir ortam için büyük renk kontrastlarından uzak durmak gerekir. Tek renkli bir halının üzerinde renk tonlarının koyu ve açık olarak değişiklik göstermesi sakin bir ortamın yaratılması için uygundur. Koyu renklerin zeminde kullanılması akıllıcadır, çünkü koyu renkler yerçekimine uyumludur. Soğuk renkler olan; yeşil ve mavi rahatlatıcıdır. Gri ve daha koyu renkler de huzur verir. Akşamüstü etraf batan güneşle griye büründüğünde kendimizi huzurlu hissetmemizin sebebi grinin her rengi yumuşatmasıdır. Sadelik: Desen her zaman canlılık getirir ama huzurun ve rahatlığın hedeflendiği bir odada canlılığa gerek yoktur. Eğer desen isteniyorsa bu desen halının üstünde az fark edilen ama güzellik katan bir desen olabilir. Yüzey: Yumuşak ve düz zemini olan halılar rahatlık verir. Dokunuşa rahatlık verdiği gibi bu tarz halılar gürültüyü de emerler. Canlı ve Hareketli Oda Renkler: Kırmızı, portakal rengi ve sarı gibi parlak ve ılık renkler güneş ışığı gibi insana enerji verirler. Çok konraslı renklerin kullanılması kişide heyecan veren bir etki bırakır. Kırmızı ve yeşil, mavi ve portakal rengi, pembe ve sarı gibi zıt renkler birlikte kullanıldıklarında birbirlerinin gücünü ve etkisini arttırırlar. Desen: Kalın desenler heyecan vericidir. Birbirleriyle zıtlık içinde tasarlanmış kalın desenler dikkat çekerler. Desen ne kadar çok kullanılırsa oda o kadar hayat dolu hale gelecektir. Yüzey: Sert ve pürüzlü halılar canlılık verir. Çünkü pürüzlü zeminler ışığı da çeşitli yönlere yansıtırlar. Çeşitli ışık ve gölge kombinasyonları oluşur. Bu çeşitlilik canlılık ve hareket hissi yaratır. Rahatlatıcı Oda Renkler: Renklerin orta değerlerde kullanılması rahatlık hissi verecektir. Orta derecede bir kontrastlık renkler arasında olabilir, ama keskin olmamalıdır. Parlak renkler veya yumuşatılmış ılık renkler tercih edilmelidir. Desen: Doğrusal desenler tercih edilmelidir. Desenler orta derecede kontrastlı olabilir. Eğer oda sıkıcı görünüyorsa desenler eklenebilir, ama oda hareketli görünüyorsa desenler dekorasyondan çıkarılabilir. Yüzey: Halı yüzey düz veya az pürüzlü olarak tercih edilebilir. Neşeli Oda Renk: Açık ve ılık renkler neşelidir. Sarı, parlayan güneş gibi insana neşe verir. Odayı daraltmadan, parlaklık katar. Desen: Özellikle hoş desenler odaya neşe katar. Baştan Çıkarıcı Oda Renk: Bu amaca göre oda ılık renkli halıyla kaplanmalıdır. Loş ışığın ılık renklerle birleşmesi içerde arkadaşlık dolu, sıcak ve rahat bir ortam yaratır. Yüzey: Kalın, pürüzlü ve tatlı bir dokunuşu olan halılar seçilmeli. Bu odanın atmosferinde önemli rol oynar. Kalın ve yumuşak yüzeyler duyuları iyi etkilediği gibi bir ılıklık hissi yaratırlar. Ayrıca sesi emdikleri için özel bir ortam sunarlar.
Bir tekstil ürünü olan halının değerini belli eden kendine has karakteristik özellikleri vardır. Desenler el yapımı Türk halılarında her zaman kullanılmıştır ve bunu yapmaktaki ana teknik düğümdür. Türk düğümü diye bilinen çift düğüm, el yapımı Türk halılarının karakteristik bir özelliğidir. Dizayn ve desenlerde gelişmeler olsa da Türk halıları tarihi ve geleneksel özelliklere sadık kalınarak üretilir. El dokuması halılar, farklı bölgelerde farklı amaçlara hizmet edecek şekilde üretilirler. Bu halılar sadece yer halısı olarak değil, çadır perdesi, beşik, koltuk örtüsü, duvar halısı ve seccade olarak da kullanılır. El dokuması bir halının tamamlanması, aylar süren ve yetenek isteyen bir çalışmadır. Yere serilen halı, bir nesilden diğerine kalır ve değeri eskidikçe artar. Her bölgenin kendine has motifleri ve teknikleri vardır. Halıların motiflerinde saklı hikayelerin oluşumu ve bu motiflerdeki anlam, Anadolu'da dokunan ilk halıya kadar dayanır. Halıyı dokuyan kişi, halıya duygularını ve düşüncelerini katar (sosyal kısıtlamalar gibi), bu duygu ve düşünceleri aktarmak için kodlar ve semboller yaratır. Motiflerin doğuşu ve anlamları böyle oluşmuştur. Motifler, hizmet ettikleri amaçlara göre dört farklı başlıkta incelenebilir: - Doğumu ve çoğalmayı anlatan motifler - Hayatı temsil eden motifler (hayatın ortaya çıkışına, hayatın temellerine ve korunmasına dair motifler) - Ölüme ait motifler - Ölümsüzlük ve aile ile ilgili motifler Halıyı dokuyan kişi, önce doğumla ilgili motiflerden başlar, hayatı sembolize eden motifleri koyarak devam eder ve halının dokunması ölüm motifleriyle son bulur. Halıya bakıldığında hayatın her ayrıntısını görmek mümkündür. Motiflerin ortaya çıkışı tamamen iletişimle ilgilidir. Halının motiflerinin dili estetik amaçlardan çok psikolojik etkileri için yapılmıştır. ÜREME VE DOĞUMLA İLGİLİ MOTİFLER 1- Kalçadaki eller: Bu motif anneliği ve doğurganlığı temsil eder. Bu motife Anadolunun çeşitli yörelerinde, gelin kız, sarmal, çocuklu kız, kanca gibi isimler verilir. Ankara yakınlarındaki Ahlatlıbelde bulunan M.Ö. 3000 yıllarına ait Tanrıça Kraliçe heykelinin bu motifin kaynağı olduğu düşünülmektedir. 2- Koç boynuzu: Bu motif erkekliği, cesareti ve gücü sembolize eder. Gözlü koç başı, boynuzlu gibi isimleri vardır. Boynuzlu koç figürü Anadolu birçok farklı yöresinde farklı varyasyonlarda kullanılır. Bronz koç boynuzu bir Frigaya sembolüdür. Koç şeklinde yapılmış mezar taşları da sonsuzluğu temsil eder. Bu semboller halıya adapte edildiğinde ortaya bu motif çıkmıştır. 3- Doğurganlık: Bu motif kadın-erkek ilişkisini ve üreme sürecini sembolize eder. Arpa, kavun, karpuz, üzüm ve nar motifleri de doğurganlığı temsil een diğer motiflerdir. 4- İnsan figürü: Bu motif belirli kişilerin hatıralarını yaşatmak amacılıyla kullanılıyordu. En eski insan figürü Pazırık halılarında görülmüştür. Bazı insan figürleri ise çocukları sembolize eder, halıyı dokuyan kişinin çocuk sahibi olma dileğini yansıtır. Bazen de ölen bir çocuğun anısına bu figür kullanılır. 5- Saç bandı: Anadoluda halı dokuyan kadınlar, beklentilerini ve hayatlarında olan önemli olayları saçlarını motifleyerek yansıtırlar. Bu motif evliliği temsil eder. Dokunan halıya eklenen küçük bir saç motifi, ölümsüzlüğe olan isteği yansıtır. 6- Küpeler: Küpeler Anadoluda yıllardır değişmeyen bir evlilik hediyesidir. Dokuduğu halıya küpe motifi ekleyen bir kadın, ailesine evlenmeye istekli olduğu mesajını verir. 7- Pranga: Pranga motifi aşkların devamlılığına olan isteği, bağlılığı ve aşıkların birbirlerine kendilerini adayışını sembolize eder. 8- Sandık: Bu sandık, evlilik öncesi bir kadına verilen çeyiz sandığını temsil eder. Çeyizde toplanan eşyalar gelecekte kadının evinde kullanılacağı için bu motif gelecekten beklentileri ve bir çocuk sahibi olma arzusunu gösterir. 9- Aşk ve birleşme: Uzak Doğuya ait eski bir sembol olan bu motif, eşliliği temsil eder. Anadoluda ise kimi zaman bu motif gece ve gündüz anlamında kontrast renkler kullanılarak uygulanmıştır. Renklerin kontrast kullanımı, doğada hiçbir şeyin basit olmadığını sembolize eder. Çift sayılar, özellikle 2 Anadoluda doğurganlığı sembolize eder. 10- Yıldız: Anadolu motiflerinde yıldız mutluluğun sembolüdür ve gökteki yıldızları sembolize etmez. Gökyüzünün anlatımında ejderha, anka kuşu, bulut gibi figürler kullanılır. 11- Pıtrak: İnsanların giysilerine ve hayvanların tüylerine yapışan pamuksu bir bitkidir. Onun, kem bakışları savuşturmaya gücünün yettiğine inanılır. Diğer taraftan çiçeklerle dolu anlamında gelen "Pıtrak gibi" deyimi, bu motifin bolluğun bir sembolü olarak un torbaları üzerinde kullanılmasını açıklar. YAŞAMIN MOTİFLERİ 1- Hayatın temeline ait motifler: Akan su motifi: Su hayatın temel ihtiyaçlarından biridir ve her zaman kullanılmıştır. Kuraklık çekilen bölgelerde suya olan hasreti temsil etmek adına bu motif kullanılmıştır. 2- Hayatın korunması ile ilgili motifler: a) Dulavratotu b) El, parmaklar ve tarak c) Muska ve düşman göz d) Göz e) Haç f) Kanca 3- Yaşamı koruyan motifler: a) Yılan b) Ejderha c) Akrep d) Kurt ağzı, kurt izi, canavar izi Tarih öncesi çağlarda mağaralarda yaşayan insanlar vahşi hayvanlardan korkuyorlardı ve her hayvandan bir parçayı motif olarak kullanarak kendilerini güvende hissediyorlardı. Çatalhöyükte leopar, akbaba ve kartal motifleri bulunmuştur. e) Muska ve nazarlık, bazı insanların bakışlarında bir güç olduğuna, bu bakışların kötülüğe, zarara, şansızlığa ve hatta ölüme bile sebep olduğuna inanılır. Nazarlıklar işte bu kem bakışların etkisini azaltan çeşitli nesnelerdir. 4- Ölümsüzlük ve aile motifleri: Yaşam ağacı: Kullanılan bu motifin canı ve malı koruduğuna inanılırdı. Tek tanrılı dinlere inanan kültürlerde ağaç motifine genelde rastlanır. Yaşamdan sonrasına olan inancı temsil eder. Ölüm zamanı geldiğinde hayat ağacının üzerinden uçtuğu söylenen Can Kuşu da motiflerde rastlanan bir figürdür. Aile: Türk kültüründe aile, göçmen ailesi, kabileler ve milletler, sembollerle anlatılır. Bu motiflere, mezar taşlarından halılara kadar birçok yerde rastlanır. ÖLÜMÜN MOTİFLERİ Kuş motifleri: Kuş motiflerinin Anadolu kültüründe birçok farklı anlamı vardır. Baykuş ve kuzgun kötülük alameti kabul edilirken, güvercin, bülbül ve serçe gibi kuşlar iyilik alametleridir. Aşk, zevk ve mutluluğu temsil etseler de, kuşlar ölünün ruhunu da temsil eder. Dinsel bir sembol de olan kuş, gelecekle ilgili bilgi sahibi olma arzusunun da sembolüdür. Kuş motifi Anadoluda görkem ve gücün de sembolü olmuştur.
Altaylar Asya Hunları bölgesinde, beşinci Pazırık kurganında mumyalanmış at, eğer takımı, at arabası ve keçelerle bir arada bulunan bir adet halı, düğümlü dokuma örneği olarak şimdiye dek bulunabilmiş ilk ve en erken örnek olma özelliğini halen korumaktadır. Kazıyı yapan hafir Rus arkeologu Rudenko ve ona iştirak eden bazı halı araştırmacılarının, bu halının İran kavimlerince yapılarak Türk Hun Hakanlarına hediye gönderildiği yolundaki iddialarının aksine; 5. Pazırık kurganındaki hafriyatın tümü ele alındığında, ölülerin gömülme gelenekleri, ölü yanlarına bırakılmış olan at, at arabası, keçe ve koşum takımları, mezarda belirgin bir Türk Hun geleneğinin bulunduğunu kanıtlamakta ve gerek Pazırık halısının, gerekse diğer mezar buluntularının Türk Hun gelenekleri içinde ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Halının bordüründe yer alan süvarilerin ve atların Türk gelenekleriyle desenleştirilmiş olması bu görüşü desteklemektedir. Özellikle atların eğer örtüleri ve kuyruklarının bağlanma şekilleri, Pazırık halısı ile karşılaştırılan İran arkeolojik stellerindeki süvarilerde bulunmayan Türk Hun geleneklerindendir. Elde mevcut başka bir örnek bulunabilmiş olmadığından, şimdilik tarihi Türk el halılarını Pazırık halısından başlayarak bir kronoloji içinde değerlendirebilmek mümkün olmaktadır. Erken dönemlerde düğümlü dokuma parçaları konusunda yapılan araştırmalarda bu dönemleri aydınlatacak oranda yeterli parça bulunabilmiş değildir. Ancak 1906 ile 1908 yıllarında Doğu Türkistanda, Lou-Landa bir düğümlü dokuma parçası ile Lop-nordaki bir Buda tapınağında ikinci bir düğümlü dokuma parçası bulunmak suretiyle konu bir ölçüde aydınlanmıştır. M.S. 3. ve 4. yüzyıllara tarihlendirilen bu halı parçaları, ilk ve en erken örnekler olarak halının Türkmenistan coğrafyasında tanındığı ve uygulandığı görüşünü desteklemiştir. 1913de Turfan kazıları sırasında, Kuçaya yakın Kızılda bir tapınakta bir parça halı daha bulunmuş, M.S. 5. ve 6. yüzyıllara tarihlendirilen bu parçanın tek argaca düğümlü teknik yapısı ve desen özellikleri ile 3. ve 4. yüzyıllara tarihlendirilen Doğu Türkistan parçaları ile aynı özellikte olduğu ve bir geleneğin devamı olduğu görüşünü büyük oranda doğrulamıştır. M.Ö. 3. yüzyıldan başlayan düğümlü dokuma örneği ile Doğu Türkistanda bulunmuş olan ve M.S. 3. ve 6. yüzyıllara tarihlendirilen halı örnekleri; düğümlü dokumaların vatanının 35 ile 45 derece Kuzey enlemleri arasındaki Orta Asya stepleri olduğunu belgelemektedir. Başka bir Rus arkeoloğu Khlopin, düğümlü dokumaların ilk kez Güneybatı Türkistanda M.Ö. 2000 yılından itibaren dokunmaya başlanmış olmasının mümkün olduğunu söylemektedir. Düğümlü dokuma dediğimiz halıların ilk kez kimler tarafından bulunduğu ve uygulandığı çok önemli olmamakla birlikte; bu geleneğin Türklerin yaşadığı bölgelerde ortaya çıkmış olması ve onların batıya doğru göçleriyle birlikte de batıya getirildiği görüşü birçok halı araştırmacısının üzerinde birleştiği önemli bir olgudur. 1935 -1936 yıllarında Kahire yakınlarındaki eski Kahire şehri Fustatda yapılan kazılarda, 100ün üzerinde küçük halı parçası bulunmuştur. Bu parçalardan iki adedi M.S. 9. yüzyıla Abbasi dönemine tarihlendirilen ve literatüre Samarra halıları olarak geçen halılardır. Abbasi döneminde Türk muhafız birlikleri için kurulmuş Samarra adlı bölgede, miladi 838-883 tarihleri arasında, İbn-i Yakuta göre 25.000 Türk askeri, ailesiyle birlikte yaklaşık 70.000 Türkmen yaşamaktaydı. Doğu Türkistan Lou-Lan ve Kızıl halılarının teknik özelliği ve desen yapısındaki bu parçalara bu yüzden araştırmacılar Samarra halıları adını vererek Türklerin bu geleneği batıya getirmiş olduklarını belgelemiş oldular. Düğümlü dokuma yaygılar, Bağdat yakınlarındaki Samarraya, Batı Türkistandan gelerek bu bölgeye yerleşmiş bulunan Türkmen boyları tarafından getirilmiş olmalıydı. Türk halılarının tarihi ile ilgili olarak, kesintisiz ve düzenli kronoloji; 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu devrinde, Konya Alaaddin camisi için yapılmış olan sekiz adet Selçuklu halısının bulunması ile başlamıştır diyebiliriz. 13. yüzyıla tarihlendirilen ve Anadoluda Türkmenlerle başlamış olan bu kesintisiz tarihçe, Türkmen boy ve oymaklarının düz ve düğümlü dokumalar konusunda dünyanın en güzel örneklerini verdiklerini kanıtlamaktadır. Konya Alaaddin Camiinde bulunan sekiz adet Selçuklu halısına ilave olarak 1930 yılında Beyşehir Eşrefoğlu Camisinde bulunan üç adet Selçuklu halısı daha eklenerek 11 adet ender bulunur Anadolu Selçuklu dönemi Türk Halıları koleksiyonu oluşmuş bulunmaktadır. Bu halılar, Türk Halı Sanatında 13. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar uzanan uzun bir zaman diliminde, sayısız güzellikte örnekler veren Anadolu Türkmen dokuyucusunun geleneksel düğümlü dokuma kültürü zincirinin ilk ve en önemli halkasını teşkil etmeleri açısından önemlidir. Bugün dünyanın en zengin halı ve kilim koleksiyonuna sahip İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesinin teşhirinde yer alan, Konya Alaaddin Camii ve Beyşehir Eşrefoğlu Camiinde bulunmuş olan 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu Dönemi halıları; gerek teknik konstrüksiyonu gerek doğal boyar maddelerle yapılan renkleri ve gerekse ilginç Türk motif yapısıyla, düğümlü dokuma kültürünün tartışmasız en güzel örnekleridir. Son zamanlarda bu dönem halılarıyla ilgili olarak ortaya çıkmış olan dört parça halı; sürpriz nitelikleriyle halı araştırmacılığında yeni değerlendirmelerin de odağı olmuştur. Karbon 14 metoduyla yapılan kimyasal analizler bu halıların 1190-1200 yıllarında dokunduğunu belgelemektedir. Tibette onarım yapılmakta olan bir manastır çevresindeki kazılarda bulunan ve bugün Avrupada çok önemli koleksiyonerler eline geçmiş bulunan bu dört parça halının; 13. yüzyılda Anadoluda Türkmenler tarafından dokunarak, Tibete gönderildiği yönünde genel bir kanaat oluşmuş bulunmaktadır. Halılarda yer alan kuvvetlice üsluplaşmış hayvan figürleri 14. Yüzyıl hayvan figürlü Anadolu Türk halılarının da ilk örnekleri olma nitelikleriyle çok önemli belgelerdir. Halıdaki teknik dokumadan kaynaklanan zorunluluk ve Türk tasvir anlayışı nedeniyle biçimsel bir şekilde üsluplaştırılmış bitkisel motiflerin ve Türk süsleme sanatlarında en güzel örneklerini vermiş bulunan kufi yazı ve bu yazıdan geliştirilen kufi benzeri motiflerin, halı zemininde kullanılması Selçuklu devri 13. yüzyıl Türk halılarının en belirgin özelliğidir. Halı desenlerindeki üsluplaştırılmış ve sonsuzluk prensibi ile ebedileştirilmiş desen raporlu bu karakteristik yapı, 14.-15. yüzyıllarda yerini dekoratif ve stilize edilmiş hayvan figürlerinin kullanıldığı bir yeniliğe bırakmıştır. Bu yüzden 14. ve 15. yüzyıl Anadolu halıcılığına, literatürlerde Hayvan figürlü Anadolu Türk El Halıları Dönemi ismi verilmiştir. Avrupalı ressam Sano Di Pietronun Meryemin Nişanlanması tablosunda yerde serili olarak resmedilmiş hayvan figürlü bir halı, Lippo Memminin 1350de yaptığı tablodaki hayvan figürlü halı resmi ile Carlo Crivellinin 1350lerde yaptığı karnaval sahneli tabloda balkondan sarkıtılan ve yıldız madalyon içinde stilize hayvan figürlerinin yer aldığı bir halı, Anadolu hayvan figürlü halıların 14.-15. yüzyıla tarihlendirilmesinin kaynağı olmuştur. Anadolu Türk Kültüründe stilize edilmiş ve dekoratif formatta biraz da biçimselleştirilmiş hayvan figürleri, diğer kültürlerdeki hayvan figürlerinden hem anlam hem de figüratif özellikleriyle farklı incelenirler. Özellikle 14. yüzyıl Anadolu Türkmen yerleşimlerinde sufi kültürün etkileri hayvan hikayelerindeki benzetmelerle insan eğitimine yönelik karşılaştırmaların yapıldığı dönemdir. Halılardaki ejder ve zürüt-ü anka kavgaları, ejder betimlemeli insan nefsinin zümrüt-ü anka gibi özgür bir cennet kuşuna varmak için verdiği iç mücadele şeklinde değerlendirilmektedir. Bu safhada Türk kültüründe halının sadece bir yaygı olmanın ötesinde çok daha derin mitolojik ve sembolik anlamların yüklü olduğu stilize edilmiş biçimler ve renkler dünyası olduğunu belirlemekte fayda bulunmaktadır. Doğu Türkistandan Anadoluya dek büyük bir haritada yaşama şansına sahip olmuş Türkmen boy ya da oymaklarının çok doğal yaşam biçimi, dokuma yaygılarında hayat bulmuş; bu bir anlamda kendini ifade etme biçimi, oymaklar arasındaki tatlı nüanslarla farklı motif ve renk dünyasını günümüze ulaştırmıştır. Türkmen dokuyucusu, sosyal mevkisi veya geleneğini, taşıdığı oymağın im ya da formunu, çevresinden aldığı ve güzel gördüğü her bir objeyi doğal boyalarla renklendirerek sembolize etmiş, sadeleştirmiş ve tanık olduğu olaylarla birlikte yoğurarak halısına nakşetmiştir. Türk Halı ve kilimlerinde karakterize olmuş motifler ve renkler, daha doğru tanımlaması ile yanışlar, onu dokuyan insanın ve çevresinin bir anlatım aracı, bir mektubu gibidir. Türkmen yaylaları yanışlarla konuşur, renklerle anlaşırlar. Anadolu halılarında motifler anlamlı ve geleneksel bir üslupla sembolize edilmiştir. Anadolu kadını kendisini veya çevresini, sevincini veya acısını, anılarını veya hayallerini sembolik değerler vererek halısına aktarmıştır. Yaygılardaki yanışlar, onun tasarladığı veya aktarmayı düşündüğü olayın veya nesnenin sembolik karşılıklarıdır. Anadolu halılarının bir önemli diğer özelliği bu hikayenin veya öykünün, halı ve kilimlerdeki stilizasyonudur. Objelere yüklenmiş sembolik anlatımlar halı ve kilimlerde bir de stilize edilerek uygulanırlar. Dokuma tekniğinden gelen kolaylıklarla da formlar gerçeğinin sadece hatırlanması istenircesine stilize edilirler. Böylece anlatılacak herşey halı ve kilimde hem vardır, hem gizlidir, hem anlayanın dilindedir. İstanbul Vakıflar Halı Müzesi teşhirinde yer alan hayvan tasvirli halı, 15. yüzyıl hayvan figürlü Anadolu halılarının Türkiye müzelerindeki en erken ve en güzel örneklerindendir. Avrupa müzelerindeki en kıymetli Anadolu erken dönem hayvanlı halısı ise Marby Köyü Kilisesinde bulunarak müzede koruma altına alınan ve bu yüzden adına Marby Halısı da denilen Anadolu Türkmen dokuması hayvanlı halıdır. Ressam tablolarında görülen bu halıların örnekleri, Avrupa ve Türkiye koleksiyonlarında ortaya çıkmaya başladıkça, bu dönemde çok sayıda ve çok güzel halıların dokunmuş olduğu belgelenmiştir. Ressam tablolarında, resmini yaptıran soyluların dekorda mutlaka bu özel tür seccadeler, Ressam Bellini tablolarında görülen Türk halıları tanımlaması yerine, literatüre Bellini halıları grubu olarak geçmiş bulunmaktadır. 15. yüzyıl Anadolu geleneksel seccade halılarının bu güzel yapısı, 16. yüzyılda karşımıza çıkacak olan küçük şemseli Uşak halılarının da habercileri gibidir. Alman ressam Hans Holbeinin 1530-1550 yılları arasında yaptığı birçok tabloda, Flaman ressam Lorenzo Lottonun 1500lerin ilk çeyreğinde yaptığı birçok tabloda, Avrupa asilzadelerinin portre resimleri içine fon olarak bir Anadolu Türk halısını resmettirdiği dikkati çekmektedir. Bu yüzden, bu ressamların tablolarında görülen desen geleneklerinden ötürü, 16. yüzyıla ait Anadolu halılarının bir kısmı Holbein Halıları diğer bir kısmı da Lotto Halıları grubu olarak adlandırılmış bulunmaktadır. Holbein tablolarında görülen sarmal düzendeki rozet madalyonların yer aldığı rapor desenli halılar, Batı Anadolu Türkmen halılarının çok önemli bir dönem klasiğidir. Daha çok Bergama ve çevresiyle Uşak atölyelerinde de dokunmuş örnekleri bulunan bu halılar, erken örnekleri daha çok köy el tezgahlarından çıkmış halılar olmasının yanı sıra, 16. yüzyıl ve sonralarında Uşak şehir tezgahlarında dokunmuş örnekleri de çok yaygın olarak görülen bir tarzdır. Zeminde düzenli sıralı veya diyagonal yerleştirilmiş madalyonların yanı sıra ortada büyükçe bir madalyon ve etrafında küçük madalyonların bulunduğu halılar, Bergama ve çevresi dokumalarının yaygın bilinen bir karakteristiği olmuştur. Bu yüzden halı araştırmacıları arasında dört ayrı tipte incelenen Holbein grubu Türkmen dokuması halısı bulunmaktadır. Lotto tablolarında görülen Türk halıları ise daha çok Selçuklu rumi geçmelerin iç içe sarmal kullanıldığı ayrı bir Türkmen desenini yansıtmaktadır. Daha çok toprak grubu açık renk tonların, özellikle antik tütün sarısının kullanıldığı bu halılar, Uşak çevresi dokuma kültürü içinde değerlendirebileceğimiz halılardır. Sonraki dönemlerde bu desendeki birçok halıda Avrupalı ailelerin nişanlarının bulunması, bu desen yapısında bir çok halının Avrupadan sipariş verilerek Anadoluda dokunduğunu belgelemektedir. Erken devir Türk halılarının incelenmesinde, tarihi kronoloji dönemin ressamlarınca yapılan tablolarda yer alan halılarla bu halıların bire bir aynılarının çeşitli koleksiyonlarda ortaya çıkışıyla doğrudan ilgilidir. Ancak Avrupalı halı araştırmacıları Anadolu Türkmen kadınınca dokunarak Avrupalı kiliselere, manastırlara veya asilzadelere gönderilen bu halıları, ressam isimleriyle doğrudan ilişkilendirince Anadolu Türk halılarının etiketlendirilmesinde yanlış olmayan ancak yanlış anlaşılan bir kavram karmaşası ortaya çıkmaktadır. Ressam tablolarındaki Türk halıları, bir dönem içinde o kadar yaygındır ki, karnavallarla ilgili sahnelerin yer aldığı bazı tablolara bakıldığında, sarayların balkonlarından bu Anadolu halılarının sarkıtılarak, saray içindeki prestijin giderek abartılı bir gösteri halinde dışarıya da yansıtıldığı rahatlıkla izlenmektedir. Özellikle Crivelli tablosundaki bu sahneler gösteriyor ki 14. yüzyıldan itibaren birçok Avrupalı asilzade veya zengin kiliseler, zenginliklerini Anadoludan getirttirdikleri bu Türkmen halıları ile belirliyor ve resmettirdikleri tablolara bu halılarıyla birlikte pozlar vererek prestijlerini gösteri haline getiriyorlardı. 16. yüzyılda Anadoluda, özellikle Batı Anadoluda, yapılan Holbein veya Lotto tablolarındaki bu halılar; Anadoluda geleneksel köy el tezgahlarının yanı sıra atölye tipi siparişlerin karşılanabildiği halıcılığın da başlangıç dönemi olmuştur denilebilir. Geleneksel ve köy el tezgahlarında, irticalen dokunan Türkmen halılarının yanı sıra; bu dönemde yapılan bu halılar ile atölye tipi sipariş dokuma halıcılığın ilk numuneleri verilmiş ve Türk geleneksel halıcılığının yapısal değişiminin ilk habercileri olmuşlardır.
16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Osmanlı Klasik Devri diye belirlenmiş olan Türk halıları dönemine girilmiş olur. Bu devir, geleneksel Türkmen yorumu ve tasarımına yansımış halıcılığımızdan farklı olarak; artık nakkaşhanelerin geleneksel tasarıma müdahalesi ve katkısı ile çözgüye aktarılan bir anlayışın, atölye şartlarında ve daha kontrollü olarak uygulanmış örnekleri ile karşımıza çıkmış olması farkıdır. Batı Anadoluda, özellikle Uşak çevresinde kurulmuş olan ve büyük bir kısmı saraya bağlı siparişleri karşılayan ve fermanlarla iş akış düzenleri sağlanan atölyelerde bu devir nakkaşlarının tasarımları halılarımıza uygulanmış ve Madalyonlu Uşak, Yıldızlı Uşak ve Kuşlu Uşak diye bilinen halılarımız bu devirde en güzel örnekleriyle dokunmuşlardır.
Otlakların yerinin değişmesiyle birlikte, tezgahların sık sık kurulup sökülmesi gerekir. Bu durum da desenlerde bu güzel çalışmaların cazibesini artıran düzensizliklere neden olmaktadır Halılar 5 büyük gruba ayrılabilir: Göçebe halıları Göçebe halıları bugün hala halı üreticisi ülkelerin üretiminde büyük önem taşımaktadır. Çobanlar ve hayvan yetiştiricileri gibi göçebe insanlar Türkiye, İran, Türkistan, Afganistan, Pakistan ve çevre bölgelerde bir çayırdan diğerine dolaşırlar. Erkekler hayvanlarla ilgilenirken, kadınlar halı dokurlar. Otlakların yerinin değişmesiyle birlikte, tezgahların sık sık kurulup sökülmesi gerekir. Bu durum da desenlerde bu güzel çalışmaların cazibesini artıran düzensizliklere neden olmaktadır. Bu halılar her biri model olmaksızın dokunan ayrı kompozisyonlardır. Halıların desenleri ve renkleri eski zamanlardan günümüze uzanmaktadır ve bu renk ve desenler geldikleri yerlerdekilerin aynıdır. Köy halıları Çiftçi veya köy halıları bazıları ev içinde kullanılmak üzere bazıları da dışarıya sipariş olarak evlerde üretilir. Bu halıların yapıları göçebe kabilelerin halılarını hatırlatır. Küçük halılarının zemin dokumaları için çoğunlukla yün kullanan çiftçiler atkı ve çözgü için pamuk kullanırlar. Bu halıların büyüklüğü 12 m2yi bulabilmektedir. Çok ince motiflerin kullanıldığı bu halılarda motiflerin doğruluğuna çok özen gösterilmesi gerekiyor. Bu türden köy halıları Şarkta hala çok yaygındır. İmalat halılar İmalat halıların uzun ve şanlı bir geçmişi vardır ve tüm halı üreticisi ülkelerde imalat halı bulunur. Çok büyük boyutlarda, iyi donanımlı fabrikalarda hemen hemen her türde üretilmektedirler. Geleneksel dokuma sanatının değerli parçalarının bir çoğu Şark halısının 16 ve 17. yüzyıldaki en görkemli dönemlerinde Osmanlı ve İran sarayındaki imalathanelerde yapılıyordu. Girift tasarımlarla birlikte düğüm sıklığının gittikçe arttığı modeller geliştirildi. Eski bir deyiş şöyle der: Halı ne kadar inceyse, İranlı o kadar zengindir. Tasarım ustaları saygın sanatçılardı, ortaya çıkardıklarını kağıda aktarırlardı böylece dokumacılar çizilen her bir düğümü tasarıma aktarabilirdi. Dokuma sanatı doğal olarak diğer ülkelere de taşındı ve oralarda daha da gelişti. Bu nedenle, dünyanın en güzel halıları geleneksel halı üreticisi ülkeler olan Türkiye ve İrandan değil Çinden çıkmaktadır. Henan eyaletindeki Zhenping m2de 10,8 milyon düğümle dünya rekorunu elinde tutuyor. Orijinallerinden çoğaltılan halılar Orijinallerin yeniden yapılması daima halı üreticisi ülkelerdeki siyasi olayların halı üretimini zorlaştırdığı veya fiyatların çok uçuk rakamlara çıktığı dönemlerde ortaya çıkmıştır. İran Şahı 1970 yılında çocuk işçi çalıştırılmasını yasakladı ve bu yüzden gerçek İran halılarının fiyatları astronomik rakamlara çıktığında bu durum Pakistan, Mısır veya Hindistan gibi ülkeler için geleneksel İran desenlerinin taklit edildiği halı üretimine başlamak için bir itici güç oldu. Pazarda hatırı sayılır miktarlarda halı talebi vardı ve sonuç seri üretime geçilmesi oldu. O yıllarda, Türkiye bu parlak fırsatı iyi kullandı ve Türkiye halısının ihracattaki payını artırdı. Bu dönemle birlikte, Hereke halısının yükselişi başladı. Saray imalathanelerini örnek alan verimli üretim merkezleri ortaya çıktı ve bu alanda Türkiyede yeni bir patlama gerçekleşti. Tasarımcı halıları Tasarımcı halıları tamamen moda akımlarına odaklıdır ve doğal olarak da sürekli olarak değişimler yaşamaktadır. Desenlerin kapsamı çok geniş ve her desen ayrı ayrı ele alınır. Genelde müşteri desen ve renk kompozisyonunu kendisi tasarlar. Özel olarak geliştirilmiş bilgisayar programları çok sayıdaki seçenek arasında oynayabilmeye olanak vermektedir. Elde eğrilmiş ipten doğal ipeğe kadar her türlü malzeme kullanılır. 60lı yılların başındaki ilk Nepal koleksiyonları tasarımında Doğu Asya etkileşimleri gösteriyordu. Ancak aradan geçen yıllarda, Amerikalı ve Avrupalı iç mekan tasarımcılarının taleplerini karşılamak için tarz değişti. Halı, kullanılan ipliğin ipek ile karıştırılması sayesinde farklı yapılar kazandı. Artan bir popülariteyle, Hindistan ve Çin gibi diğer ülkeler de bu moda akımından etkilendi. Saf ipek tasarımcı halıları çok popülerdir. Bu tür halılarda Kandinsky gibi modern ressamların motifleri çeşitlendirilip yeniden yaratılmaktadır. Böylece, yeni hedef kitlelere ulaşmak mümkün olmaktadır. İster Şark halısı olsun ister modern bir tasarım olsun her halı yaşam kalitesini yükseltir ve eşsiz bir atmosfer yaratır.
Evinize yeni halı alırken halının el dokuması mı yoksa makine halısı mı olduğunu anlamanın yollarını öğrenmek ister misiniz? El dokuması halı ile makine halısı arasındaki farkı görmek için halının arkasına bakmanız yeterli olacaktır. Makine halıları aslında düğüm atılarak yapılmaz. Yün lifleri halıya makine ile koyulur ve sonra da halının arkası lateks ile sağlamlaştırılır. Bu işlem halının arkasına sert bir doku ve çapraz çizgili bir görüntü verir. El dokuması bir halının desenini halının arka kısmında küçük düğüm sıraları şeklinde görmek mümkündür. Her defasında bir düğüm atarak bu tasarımı yaratmak halının daha girift görünümlü olmasını sağlar ve bu yüzden de bu tür halıları yapmak makine halısına göre daha uzun bir zaman almaktadır. Sonuç halıda sağlanacak daha iyi bir sıklık ve daha yüksek kalite ve daha sıkı bir dokumadır. Ancak, el dokuması halıların da kalitesine göre birçok çeşidi bulunmaktadır. En hızlı gelişen kategorilerden biri el dokuması halılar ile makine halısı kategorilerinin arasında kendine yer bulur. Bu kategori handgun-tufting olarak tanımlanır. Handgun ipliği çapraz bir şekilde halıya sokar ve daha sonra da halının arkası latex veya kumaş dolgu ile kaplanır. Bu işlem el dokumasından daha az zaman alır ama elle yapılmış görüntüsü verir. Bir halının kaliteli bir el dokuması olduğunu anlamak için yünün kalitesine bakmak gerekir ! Yün lifinin uzunluğu, elastikliği ve parlaklığı çok önemlidir.Bir halının kalınlığının halının kalitesini belirlemede önemi yoktur. Kilimin arkasına bakarken ise şunlara dikkat edin : Halının deseni ön taraftan bakıldığında belirgin olmalıdır. Deseni arka tarafından bakıldığında daha az belirgin olan bir halı sıkı dokunmuş bir halı değildir. İyi düğümler daha yüksek kaliteye işaret eder. Santimetrekareye düşen düğüm sayısı ne kadar çoksa, halıyı yapmak için o kadar çok emek harcanmış demektir ve bu kilimi daha kaliteli bir parça yapar. İyi dokunmuş bir halıda cm2de 180den fazla elle yapılmış düğüm vardır. Becerikli bir dokuma ustası saatte 800 düğüm atabilmektedir. (9x12 boyutundaki bir kilimin yapımı 3500 iş saati alır ve bu da yaklaşık olarak hafta sonları da dahil günde 8 saatten 16 aylık bir çalışmaya denk gelmektedir.) Düz dokumalar : Bu tür halılar çift taraflı kullanılabilir kilim ve durry gibi türler bu gruba girer. Çok yoğun olarak kullanılan evin mutfak ve giriş gibi kısımları için bu türler çok uygundur. Halı alırken faydalanabileceğiniz bilgiler : Aynı el dokuması halının koyduğunuz yere göre daha koyu veya daha açık birden fazla gölgesi olabilir. Bunun nedeni halı dokunurken dokumacının önündeki liflerdir. İşte bu yüzden ister desenli ister desensiz olsun parça halıların baktığınız yere göre yönü değişir. Birkaç ipucu : Oya işi halılar çok güzeldir ancak evin çok fazla kullanılan yerlerine koyulmamalıdır. Çok renkli ve eğlenceli yeni türde halılar var ve bu halıların çoğu evin çok fazla kullanılan yerleri için de uygundur. Bir halı alırken, halıyı rengine göre seçin çünkü renkler halıların doğrudan sert bir zemin üzerinde mi yoksa duvardan duvara halı üzerinde mi kullanılacağını belirler. Duvar kağıtlarını ve kumaş örneklerini alıp odanın dekorunda nasıl durduğuna bakmak göze hoş görünen bir ev yaratmak için atabileceğiniz iyi bir adım olabilir. Satın almadan önce halıya mağazanın dışında bakın çünkü evinizdeki ışıkla mağazadaki ışık farklı olabilir ve eve götürdüğünüzde aldığınız halının renginden memnun kalmayabilirsiniz. Antika halılar : Antika halılar evimizde her gün üzerine bastığımız halılardan çok farklıdır. Onlar en az bir Picasso tablosu kadar değerli sanat eserleridir. Dünyanın en ünlü müzayedelerinde astronomik rakamlara alıcı bulan antika halılar ile ilgili Dede Mooreun söylediklerine kulak verelim. Eski ve antik halılar konusunda uzman olan Dede Moore Bir halının antika olduğunu nasıl anlıyorsunuz? sorusuna şöyle cevap veriyor: Eski halılar eldeki malzemelerle yapılırdı. Bu malzemeler arasında bitkisel boyalar da vardı. Bugünkü halılar giysilerde de kullanılan krom boyasıyla yapılıyor. Krom boyası çok daha parlak ve açık renkler ortaya çıkarıyor. Bitkisel boyalar gölge yaparak halıların daha güzel olmasını sağlıyor. Halıların yaşını tahmin etmenin bir yolu desenin niteliğine bakmaktır. Eski halılarda daha fazla görsel öğeler vardır ve daha ilginçtirler. Antika halılar onları dokuyan insanların hayat tarzlarına göre sınıflandırılır. Örneğin, göçebe kavimlere ait halıların hatırlaması kolay basit desenleri vardır. Ayrıca bu halılarda kullanılan renklerin sayısı çok azdır. Bu renkler kırmızı, mavi ve fil dişidir.
|